26 Mar 2010

sakızı çaldım hem de cebimde param varken



Aldatmak bakkaldan sakız çalmaktır. Her yiğidin harcı değildir. Bakkalın gitmesini bekleyeceksin ya da bir şeyler oyalandığında yakalanma korkusuyla gözlerini dört açacaksın kimseye yakalanmayacaksın.

Sakızı çekinme den utanmadan kalbin küt küt atarken, ellerin terlerken cebine atacaksın. Yakalanırsan yandın. Evet, kimse bakmıyor. Hadi uzan al onu, hayır alamam, benim param var. Parasıyla alıyım. Parasıyla da benim olabilir ama aynı hazı alamam. Sakız artık cebinde, hazının doruka çıktığı nokta. Yakalanmaman, bir kere daha yapman için ikinciye zemin hazırladı bile. Bir daha yapacaksın. Daha zor hedef olacak.

Artık hırsızsın, yine çalacaksın, çaldıkça açlık hissi azalacak. Sadece çaldığın an azalacak, sonra tekrar isteyeceksin. Tadını aldın, hoşuna gitmedi mi? Çaldığın sakızda olsa ekmekte parada olsa herkes damgayı basacak. Sen artık hırsızsın ve hırsızlıkta çaldığın eşyanın büyüklüğünü, küçüklüğü olmaz. Aldatmak için illa sevişmek gerekmez. Bazen bir bakış da kâfi. Küçük dokunuş, göz kırpışı, tatlı gülümse…

İtiraf etmek gerekirse bende sakız çaldım. Onu aldattığım anlamına gelse de sevgim hiç değişmedi. Pişmanda olmadım. Yıllar geçti nedeni hala bulamadım. Belki de aradığım şey küçük bir heyecandı.

Hz. Adem kadar doğru dürüst erkek yoktur. Havva çok güzelsin derken yalan söylemedi. Ondan başka kadına bakamadı bakamadı. Çünkü ondan başka hatun yoktu. Hem istatistik bilgelere bakacak olursak aldatmayan erkek oranı %0 aldatmayan kadın oranı %20 merak etmeyin az kaldı yakın da durum eşitlenecek. (istatistik bilgiler gerçeği yansıtmıyor onları ben yazdım kendince zaten anlasam istatislik okurdum. )

Hz. Adem aldatılmayan tek erkek olmadığı anneden biliyorum. Hep erkekler aldatır diye bilinse de günümüz de bu durum eşittendi. Bağlanma korkusu, güvensizlik, tatminsizlik, bir anlık sinir, ego tatmini, macera, o aldattı bende aldatırım mantığı bla bla bla

Ya ben erkek ya da kadın neden aldatır bir neden bulamıyorum tatmin edici. Ondan şu sonuç çıkıyor; aldatmanın bir nedeni yok. Ayakkabı almak gibi aşık olurum ve parasını öderim. İki gün sonra sıkılır, atarım bir kenara acı ama yaptığım şey tam da böyle bir şey.

Bir kadın olduğum için mi bilmiyorum ya aldatmayan erkek vardır. Olmalı en azından. Aldatmayı sevgilini değer vermemek olarak algılayan bir erkek olmalı. Tamam, bıraktım; pollyannacılık oynamayı; oyunculuğa karşı yeteneğim yok. Zorlamayım kendimi

Bilir kişiye sordum: hülya avşar ne dedi
"Aldatmak zevkli bir şeydir. Aşk ile aldatmayı karıştırmamak gerekir.Aldatılmak bir çeşit değişiklik ihtiyacı, aşk ise insanı yeniden doğmuşa döndüren, yürektan gelen çok güçlü bir histir. Kabul etmek gerekir ki, aldatılan için zordur ama başına geldiğinde hiç de fena değildir" dedi.

"Şu aldatmayı doğru algılamak gerekiyor. Her evli erkek ya da kadının başkalarıyla ilişki kurması aldatmak değildir. Aldatmak günlük ya da bir kaç kerelik yapılan değişiklik ihtiyacını gidermek, kendini iyi hissetmek ya da kendini kahraman hissetmek için kurulan ilişkidir. Ama bir başka kişiye kalbin çarpıyor, yüzün gülüyor, kendini yeniden doğmuş gibi hissediyor, onu düşündükçe tahrik oluyor, hep onun da yanında olmak istiyor, gözün hiçbir şey görmüyorsa işte bu aşktır. İşte bu bulduğun an yaşanacak bir şeydir. Ne kadar süreceği hiç önemli değil. Süresi her ne olursa olsun insanı en az 10 yıl geriye götürüyor."

bla bla bla bla yorumu

Aldatan; aslında kendi aldanandır. Aldatmak bir ruh hastalığıdır. Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf gibi başlamayacağım.

Tamam tamam sustum.

23 Mar 2010

bi burada eksiktim


Sanal çevreyi genişletmek lazım, on dokuz tane sosyal paylaşım sitesi varmış.
Tabi ben buraya yazana kadar yirmi olmadığıysa her yere üye oldum.
Baktım herkes kendince yazar olmuş, kızın senin neyin eksik dedim.
Sonunda buraya da bulaştım, virüs gibi her yerdeyim, kimsecikler göremiyor ben yazık yazık. Benim gördügünüz mü? hemen kaçın, sonra pişman olur musun.
Twitter, facebook, friendfeed,..... o bu derken bi de buraya el attım.
Hepsinde farklı isim farklı avatar kullansam da hepsi benim.
Kişilik bölünmesi gibi on dokuz tane ben korktum bi anda, ben bir taneye dayanamazken nasılda çoğalmışım.
Bak sen.

hoşgeldim