31 Ağu 2010

kendimi bi günlüğüne prenses ilan ediyorum var mı itirazı olan


Eğer prenses olsaydım, parıltılı bir taçım olurdu ve zarif mor ayakkabılarım, sevimli mor elbiseme uyan.

Kralla yani babamla balo salonun da vals yapardım.

Başımı ipek yastıklarda dinlendirir, pırlanta yüzük takardım.

Her gün başka bir pelerin giyerdim, mor, pembe ya da yeşil

Ve bir gün bende büyüyüp annem gibi kraliçe olurdum.

bendeniz'in yorumu: keşkelerden nefret ederim, eğerleri severim.
Eğer prenses olsaydım ama değilim


‘Bu gün kendimi prenses ilan ediyorum’ dedim. Annem taçımı aldı, toz bezini verdi. Meğerse ben külkedisiymiş.
 

21 Ağu 2010

hayalhavuzu.com baktım bütün millet burada

Benim hayalim de: Kainat güzeline ''ay bu çirkinlikle nasıl birincin oldun sen'' demek istiyorum.
Kendi çirkinliğimi görmeden :) hayalim nasıl ama
610. hayalmişim.

Bi de şey yazıcaktım ''lost'un finalini tekrar yazmak'' bu sıktı biraz

Öpülesi Hayaller

Tv'de 118 80 bilinmeyen numaralar reklamını yapan reklam ajansını, 11880 tane dinamitle havaya uçurup bi binanın terasından keyifle seyretmek istiyorum. Baris B.

hayalperest bir insan değilim. basit: uçak, helikopter, vb. taşıtlar olmaksızın uçmak istiyorum. Hayal B. YA BU BENİM HAYALİM AMA

1 günlüğüne metro sürücüsü olmak istiyorum. Melike E.

Ünlü bir çizgi film karakterini seslendirmek istiyorum. Cem A.

8 Ağu 2010

“Sanki haftalar değil de yıllar önce, ben de herkes gibi bir insandım”

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/22138/bir-idam-mahkumunun-son-gunu

Victor Hugo'nun harika eserinin harika bir yorumu. Etkileyici olan metin Sezai Aydın üstadın sesiyle daha da can alıcı olmuş.

Nerden çıktı bu gece gece zaten bozuk psikoloji. Sevgili Mesut Bahtiyar da gördüm linkini, bir saat boyunca idam mahkûmunu adamın ben olduğumu hissettim. Görüntü yok zaten trt radyosu tiyatrosuymuş ki ben ilk defa duydum böyle bir şey olduğunu. Tiyatro denince görüntü, kişiler geliyor insanın aklına ne görüntü ne de başka bir şey.

Sadece ses. Etkileyici bir ses. Gözüm kapalı hayal ettim. Öleceğim zamanı bilsem mahkum gibi çıldırdım. Günleri, saatleri, dakikaları saymak ne büyük işkence. Öleceğin zamanı bilmemek ama öleceksin bunu bilmek güzel. Biri sana yarın üçte öleceksin demiyor, gelecekte bi gün öleceksin. Umarım çok yakın bir zaman değildir.

“Sanki haftalar değil de yıllar önce, ben de herkes gibi bir insandım” sözleriyle başlayan roman okunmaya değer. mahkûmun kendinden önce giyotine gidenlerin bekletildiği hücreye konduğunu okunduğu sahne bittim ya. Mahkumun adına baktım hiçbir yerde yok dinlediğim kayıtta da beş hafta önce öleceğini bilen isimsiz adam olarak tanıyorum seni.

1789 da Doktor Guillotin'in millet meclisine kafanın bir makinayla uçurulmasını önermesiyle yapılan adi suçların infazı için kullanılan makinaymiş. Tarih öyle yazmış, öğrendim ki kendi kazdığı kuyuya düşmüş. Ne haber? Daha sonra bu makineyle öldürülmüş.

Fransa insan hakları diye kıçını yırtıyor. Kendi geçmişini görmezden gelerek. Fransız ihtilali iyi mi oldu. Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı da uygulanıyor mu ki her şey fasa fiso….

Ermeni soykırımı var diye neler yaptılar size. Ermeni soykırımı müzesi bile var: komik bu Fransızlar. Tarih dersi yüzünden nefret ediyorum: Rumlardan, İngilizlerden, Fransızlardan, savaşta bize kıçını dönen Araplardan…

Aldatmayı affederim ama nankörlüğü asla

bla bla bla yorumu: link eklemeyi beceremeyen ben hala beceremiyorum

4 Ağu 2010

ev,iş, hayallerim

Artık mavi görüyorum yanlış duymadınız mavi.

Çocukken daha büyümedim ama biraz daha küçükken göz rengi mavi olanların dünyayı mavi gördüklerini düşünürdüm. Ne güzel mavi bir dünya….

Büyümek kötüymüş, ah gerçekler onlarda her şeyi benim gibi görüyormuş.

Açık mavi bakıyorum hayatta, gözlerimim lens olduğu belli. Koyu kahve gözlerime mavi olmaz diyenler varsa beni görmeliler. Vampir oldum. Amy Lynn Lee gibi bakıyorum İlk bir hafta aynaya bakıyorum başka bi kadın var. O kadar dehşet olmuş anlıycan.

Basit aslında gözüne mavi naylon gibi bir şey katıyorsun. Yıllardır arkadaş olduğum gözlük hoop çöpü boyladı. Hala anlayamadım nasıl oluyor da görebiliyorum. Müthiş bi şey

bi de lensle nasıl gözlüksüz görebildiklerine aklım ermiyor bi türlü.

Yazmaya başlamadan önce düğünden geldim. Anlayın ruh halimi. Şimdi de başka bi sokak düğünün sesi milletin mutluluğunu dinlemek zorunda mıyım düğünlerden nefret ediyorum evet hala koca bulamadım hala yalnızım bu kadar. Allahtan gelin şişkoydu yoksa uyuyamazdım sinirden aslında şimdi de uyumam çirkin ve şişko hatun herifi kandırmış helal biz bu güzellikle kandıramıyorsak işimiz zor gülüm.

Uzun zamandır yazamıyorum anladım ki yazmamiçin bunalıma girmem gerek. Mutluyken yazamayanlardanım.

Hayatım da aynı tas aynı hamam ev,iş, hayallerim