26 Kas 2010

50 First Dates

50 İlk Öpücük 2004 yapımı romantik komedi filmidir. Başrollerde Adam Sandler ve Drew Barrymore yer almaktadır. Yönetmen ise, Peter Segal'dir.

50 İlk Öpücük'ün ana karakterleri seviş-bırak zihniyetinde bir Kazanova olan Henry ile her gece hafızasının silinmesine yol açan ender bir nörolojik rahatsızlığa sahip sanat öğretmeni Lucy.

Soğuk deniz canlıları veterineri olan Henry Roth bütün geleceğini planlamıştır. Hawai'deki Deniz Yaşamı Parkı deniz hayvanlarına bakmadığı zamanlarda, tatil aşkı arayışındaki turistlerin kalbini çalmakla meşguldür. Henry için uzun süreli bir ilişki söz konusu değildir, zira böyle bir şey, 10 yıldır planladığı Alaska'ya tekneyle gidip morsların sualtı yaşamını inceleme hayallerini sekteye uğratır.

Henry, rüyalarını gerçekleştirmeye çok yaklaşmıştır ki, teknesi Sea Serpent (deniz Yılanı) bir talihsizlik yaşar ve Henry kendini Hukilau Café'de bulur. Buradaki müdavimler onu güvenmeyen bakışlarla süzerken, Henry'nin bakışlarıysa müşterilerden güzel Lucy Whitmore'a takılır.

Henry, tek başına kahvaltı eden Lucy'ye görür görmez çarpılır. Genç kızın gözlemeleri metodik bir biçimde kesip mükemmel çadırlar haline getirişi ilgisini çeker ve Henry, ertesi gün tekrar Hukilau'ya gider. Lucy yine yalnız oturmuştur ve bu kez gözlemelerini mükemmel kulübeler haline getirmektedir. Gözleme kabininin kapısı bir türlü kapanmayınca, Henry bu fırsattan yararlanır ve Lucy'nin yanına gidip, kürdandan bir kapı menteşesi yapar.
İki genç gözlemelerden ve deniz memelilerinden bahsederken, Henry, Lucy'ye gitgide daha büyük bir ilgi duymaya başlar. Oralı kızlarla çıkma konusundaki kuralını hiçe sayarak, Lucy'yi ertesi gün beraber kahvaltı etmeye davet eder. Ama bir sonraki gün Café'ye gidip, bir önceki günkü sohbetlerden söz edince, Lucy onun bir tür sapık olduğunu düşünür ve etraftan yardım ister. Henry'nin kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. Henry anlar ki eğer Lucy'nini sevgisini kazanmak istiyorsa, hayatı boyunca her gün tekrar sıfırdan başlamak zorundadır.



Her gün hatunu yeniden tavlamak, aşkın boktan bir şey oluğunu tekrar anlıyoruz. Güzel film.

24 Kas 2010

bi gün televizyon kumral kısa saçli yaşindan küçük görünen hatunu görürseniz anlayin aradiği adami kendi hayatinda bulmuşta ona sevdiğini söyleyemiyor

Telefon çalıyor. Numara yabancı, İstanbul.

-Efendim
-Zuhal Topal……

Aradılar oğlum aradılar. Siz bana kiçinizla gülüyordunuz. Şimdi sizi deşifre etmiycem. Yakışık almaz.

Hale bak internette koca bulamadık tv'de bakcaz kısmette diye boşa doldurmadık formu. Eee ne bok yiycem.

Gidiyim ?

Gitmeyim mi?

Bi de Zuhal topal sabah erken sabahta başlıyor. Bilseydim Esra Erol’un programının formunu doldurdum. Dur ya iyice saçmaladim. Deniz hanim gelin dediler. Ciddi ciddi gitmeyi düşündüm. Bi an. İşte o an.

Hayalimdeki koca tipi

Bütün erkekler benim tipim demiştim. Evet hala da öyyylllleee

Tip 1 : 65-70 yaşları arasında zengin olsun hacı boşuna mı evleniyoruz. Mali mülkü, evleri, arabaları, yatları, katları, tükkanlari olsun.(aman unuttuğum bişey olmasın) Evlilik sözleşmesi imzalanmam. Moruk bütün malları bana yapacak. 40 gün 40 gece düğün isterim. Beyaz gelinlik giymen. Ne biliyim pembe, mor falan beyaz olmasın. Hediye paketi kurdelemi de takmak lazim. Herifi ilk geceden öldürürüm, yuuppp biiii zengin olurum.

Tip 2 : 26-30 yaşları arasında düzgün giyinen, kalın dudaklı, bana herkes gibi canım, cicim demiycek sevmem adımla seslenecek, gezeve olacak kafamı sikcek konuşsun ben dinlerim onu, düşü kıllı olacak, elimi değil yüreğimi tutacak sımsıkı, bana inanacağım yalanlar söylecek, ne iş yaptığı önemli değil zaten bende çalışıyorum geçinir gideriz. Belki beni sever, çok mutlu oluruz, çocuklarımız falan olur, İstersen mutlu oluruz seninle, çok şey istemiyorum sevsin beni.

Biri beni durursun. lan istanbulla gelipte Erkan Uğur’un neden geldim İstanbul’a şarkisini söyleyipte gitmek var.

Yazıya başlarken nasıl gülüyordum telefon da nasil konuştuğum kala kaldim adam Deniz Hanim diyor bende tik yok, şimdi sallaya sümük ne kadar dengesizim ben ya.

Yazi biterken çalan şarki: ah müjgan mertkan söylüyor.

15 Kas 2010

Sezen Aksu Şarkıları ve O Kadın Filmi Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum.



Yeşim, varlıklı bir moda tasarımcısıdır. İşadamı Bülent ile uzun zamandır süregelen beraberlikleri evlilikle sonuçlanmak üzere iken, müzisyen Okan’la karşılaşır. Okan’ın sınır tanımaz özgürlük anlayışı Yeşim’i cezbeder. İlişkiler ağı, üç insanın hayatını bilinmeyen bir kadere sürükler. Aşk ve acı arasındaki ince çizgiyi çarpıcı görüntülerle anlatan film, Sezen Aksu şarkıları ekseninde işleniyor.

Yönetmen, Senaryo: Korhan Bozkurt
Oyuncular : Selin Demiratar, Tardu Flordun, Burak Hakkı, Burhan Öçal, Şebnem Dönmez
Filmin Türü: Drama, Romantik
Yapım Yılı: 2007
Vizyon Tarihi: 14.12.2007

Film de yer alan şarkılar kurgu sırasıyla: sızı , erkekler, seni yerler, bir zamanlar deli gönlüm, onu alma beni al , ruhuma asla , her şeyi yak , gidemem , şarkı söylemek lazım ,biliyorsun , unut , herkes yaralı , gelen gideni aratır tutuklu ,yarası saklım , dört günlük bir şey , küçüğüm ve beşik.
Sona doğru: ‘‘Bu hastane bahçesine ikinci gelişim,annem onun gökyüzüne gittiğini söyledi bana artık hep rüyamda göreceğimi ve en güzel haliyle göreceğimi söyledi..bir kadın daha vardı bahçede o da bizim gibi gökyüzüne bakıyordu o gün 3 kadın bakıyordu gökyüzüne babam için..annem ben ve o kadın..yıllar geçti bugün yine aynı bahçede 3 kişiyiz..karısı,kızı,ve ben..üçümüzde onu hep sevicez, hep gökyüzünden izleyecek bizi onu hayallerimizde görücez...en çok kızı rüyasında görecek hayalini..hatta yıllar sonra aşık olduğu adamı babası sanıcak..yıllar sonra o da sevdiği adamı bu bahçede uğurlayacak.. O zaman annesini daha iyi anlıcak, o zaman tanıyacak o kadını. O zaman tanıyacak beni.’’

"bölüşmeye bile razı, ne acı bir kadınlık mirası" diye can acıtan bir cümleyi barındırır.. olunamayan kadını anlatır şarkı. Senin gibi benim gibi kadınları.

‘Seni yerler’ şarkisinin çaldığı sahne allahim beni benden aldı. Nasıl rüya görmek oğlanı benim de yiyesim geldi.

‘Onu alma beni al’ şarkisinin çaldığı sahne kıskançlık tavan yapmış. Filmi boş ver bu iki şarkinin çaldığı sahneler izlenir. Gerisi duygusal benden film eleştirimeni falan olmaz. Zaten ben böyle filmlerde izlemem.

Mal mal âşık oldum .
Her boka ağlar oldum.
Tanrım bu bendeki hal değil,
Ne olur beni ot gibi bırak.

İnanmıyorum. Şiir bile yazdım, en iyisi Elm Sokağında Kabusunu izliyim. Belki eski halime dönerim. Freddy küçükken çok korkardım bu adamdan.

İç sesten tavsiye: sakin aşık olmayın. Her şeye gülen biri oldum. Kendimi tanıyamaz oldum. Mutluluk kolaymış, elimi uzatmayı bilemedim.

12 Kas 2010

Anlamsız bir boşluk içindeyim.
Nereye gitsem kapılar hep kapalı sımsıkı
gidiyim mi kalıyım mı hep muamma
ne kalmak ister bu kalp ne de gitmek
ne yapacağını bilmeden gezer avare avare
gel dese yürümeyecek koşacak
nereye gittiğini bilmeden
yine yanlış yollara
doğru ellerde mutlu mu ki yanlışta mutlu olsun
yanlış ne günah ne
aşkta günaha yer var mı
sen günah mısın ?
gel de gelmeyeceğim
dudaklarının arasından bu kelimeler çıktığında
duymayan kulaklarım duyabilecek mi ?
görmeyen gözlerim görebilecek mi ?
dokunmayan ellerim dokunacak mı ? sana
hissetmeyen kalbim hissedecek mi ?
gittiğin de bilmeden alıp götürdüğün kalbim tekrar atabilecek mi
gittin ve gelmeyeceksin bunu kabul etmek bu kadar zor mu ?
evet, zor
çok zor senden vazgeçmek
zor yıllar geçti sen gideli
ne değişti
artık senin hiç olamam bunu anlayacak kadar büyüdüm
uzun bir yalnızlıktan sonra kocaman bir kadın oldum
ne istediğini bilen istediğini alan
gözyaşlılarına söz geçiren
adını duyduğunda nasıl sel olurdu gözlerim
az mı uyudum ıslak yastıkta sensiz geceler de
yine yalnızım artık ağlamayacak kadar büyüdüm
duygularımı sattım
seni sattım üstüne para bile vermediler
bir tek bende değerin varmış bunu anlamadın
alıştım sensizliğe
önceleri zordu şimdi arada bir aklıma geliyorsun
adını duyduğumda ya da istemesem de söylemek zorunda kalıyorum
sonra hayatın akışında yok oluyorsun
mutlu musun ?
ne yaparsın ? hiç bilmem
artık merakta etmiyorum
beni unuttuğun kesin
acaba ben seni unutur muyum ?
küçük kalbim den çıkıp gider misin ?
tahta kalpli sevgiliyi unutur mu ?
unutacak yeni sevdalara yol açacak
bu kalp sevecek



iç ses yorumu: küfür etme defteri yil 2008

yorumsuz

10 Kas 2010

ben nasıl büyük adam olucam

google earth açtım. İssiz bi ada çöktüm. Elimde sprite winamp’ta suyun sesini dinliyorum. anliyacağiniz efkârlıyım bu gece. Dört yıl önce bu gece âşık olmuştum.
-Nerede o adam?
-yok, çek bi fırt daha

Benim bi sevgilim vardı, unuttu beni. Sütyen muhabbetinden sonra konuşmadık. Çek bi fırt daha.

Âşık oldum. Aptal âşık. Çek bi fırt daha.

Deli gibi mertkan’in param olsaydı şarkisini dinleyip kendimden geçiyorum. Çek bi fırt daha

Aynaya bakiyorum; çirkin değilim, tatliyim, güzel gülüyorum, salağım, söyleyemediğim her ne varsa bi damla gözyaşı. Yanlizim. Çek bi fırt daha.

İşsizim. Parasızım. Yoksulum. Çek bi fırt daha.

Haziranda bitmesi gereken okul on ders. Çek bi fırt daha.

Evlendirme programından cevap bekliyorum. Çek bi fırt daha.

Yeni bokumu açtım no parking diye belki oynarım. Çek bi fırt daha.

Çok içtim sarhoş olmayacağım zaten sarhoşum aşk sarhoşuyum.

Dünya da sonum senle olsa hayat bakışınla dursa gülüşünle canlansa yeniden seniseviyorum desem

Daha yazacak çok şey var da sprite bitti gel de sövme kadere.

9 Kas 2010

hale bak internette koca bulamadik tv'de bakcaz kismette


Zuhal Topal'la İzdivaç Programına katılmak için lütfen aşağıdaki formu eksiksiz olarak doldurunuz.

Adınız Soyadınız: iç ses

Doğum Tarihiniz : 18.09 1989

Doğum Yeriniz : boşkent

İkametgah Adresiniz: orada burada belli değil

Cep telefonunuz : yazarim da hiç uygun olmaz msn versem olur mu

Cinsiyetiniz : dişi

Boyunuz ve Kilonuz: 1.65 44.5

Burcunuz : buğday

Aslen Nerelisiniz: ankara

En son bitirdiğiniz okul ve bölüm: yok daha bitmedi bitecek gibi de görünmüyor

Mesleğiniz: öğretmen

Şu an çalıştığınız iş: işsizim işsiz

Daha önce hiç evlendiniz mi ? Kaç kez? Cevabınız evet ise , lütfen sıraki soruları eksiksiz doldurunuz!Daha önce evlilik yaptıysanız doldurunuz.: yok bu hatayi ilk defa yapicam

Kaç aydır bekarsınız ? Daha önce evlilik yaptıysanız doldurunuz.: doğduğum günden beri beyaz atli prensimi bekliyorum

Daha önceki evliliklerinizden çocuğunuz var mı ? Var ise kaç yaşında , kaç tane çocuğunuz var ve velayetleri kimde ? Daha önce evlilik yaptıysanız doldurunuz.:allahtan bi kaza olmadi

İş durumunuzu detaylı olarak anlatınız. Şu anda çalışıyor musunuz ? Mesleğiniz ? Aylık geliriniz? Ne kadar süredir aynı işte çalışıyorsunuz? : kreşte öğretmenim para mi o da ne elimin kiri.... gelirim iyi giderim yok

Oturduğunuz evde kaç kişi yaşıyorsunuz ? Kaç kişiye bakmakla yükümlüsünüz?: bi kendim o da zor oluyor

Zuhal Topal'la İzdivac programına başvurma nedeninizi kısaca anlatınız. : koca bulamak için ben salağimda kendim bulamiyorum

İdealinizdeki eş tipini ve eşinizden beklentilerinizi kısaca anlatınız. : bütün erkekler benim tipim

Kendinizi , karakter özelliklerinizi bir kaç cümle ile kısaca anlatınız. : şımarık mıyım ? evet! ukaLa mıyım ? evet! dengesiz miyim ? evet! uyuz muyum ? evet! gıcık mıyımm ? evet! Kendimi çok seviorum ben

dünkü olaydan sonra baktim oluyor hayyyydi gönderdim hayirlisi televizyona çikarsam haber veririm...

8 Kas 2010

ben salagım salak salak hem de çok pis duymayan kaldı mı


İlk buluşma, ilk heyecan uzun zaman sonra yeniden başlamak. Yeniden kendini anlatmak, yaş büyünce zorlaşıyor mu ne!

Hem de çok geveze adamla çocuk değil adam benden büyük olsun seneye de severim. Sürekli konuştuğundan kaşının, gözünün altındaki çizgileri ve küçük benini, anlındaki çizgileri, sakalının nereden başladığını, döşündeki kılları, ellerinde çok az tüy var, beceriksizce ütülenen gömleğini ama rengi çok hoştu. O kadar çok izlediğim ki resmini çizebilirim. Buna rağmen gözlerim fildir fıldırdı gelen geçen kişilerinin kıyafetleri, arkamızda oturan çiftin konuşmaları, plazmada izlediğim görüntüler beynim de ondan başka her şey vardı. O yanlizca karşımdaydı. Nerdeyse hiç konuşmadım, kendi farkında mı bilmiyorum ama o konuşunca insana huzur veriyor.

Ya ben asla yapılmayacak olan şeyi yaptım biri bana erkeklerin yanında nelerinin yapılmaması gerektiğini anlatmalı lütfen. Kız arkadaşım gibi konuşuyorum ilk hatam bu. Çok zayıf bi kadınım bütün kızların kıskandığı bi zayıflık bugün beni nasıl utandırdı. İkinciye hata mi dersin at kendini köprüden mi bilemem…

Her kim olursa olsun çok zayıfsın diye başlıyor,(istemesem de konu buraya geliyor) kilo al diye devam etti. Bir şeyler daha dedi utancımdan hatırlamıyorum bile sonra belimin ölçüsünü sordu (mesleği de terzi değil lan ne oluyor) 70 dedim sanki yalan 65 de nedense 70 çıktı. Vucudun orantili dedi öyle de yani ağzında ‘göğüslerin de dolgun’ demez mi. Memelerim küçük aslinda sütyen sağ olsun diyemedim daha kötüsü parmak uçlarımla sol mememe bastırdım. Boşluk…. O bakışı görmeliydiniz inanamadı. Küçükte olsa var diyedim. Memelerimin büyük ve düzgün görünmesi için sütyene ne kadar para verdiğimi bilse bu kadar şaşırmazdı. İlk defa utandım hem de çok pis. Ne kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Ona silikonlu sütyen diye bir şey var olduğu anlatmaya çaliştiğim an bittiğim andi. Çok salaktım gülmekten anlatamadım.

Nihal Ayaz her gün gönderiyor 7.62 cm daha büyük bir penis!‏ diye yerine göğüs büyütücü bişey gönderse daha iyi
Çüküm yokki büyütüğüm mika gibi dilimini büyütsem.

Hep kasımda âşık olmuştum galiba gelenek bozulmayacak beş bedende büyük beş sene demek. Ayrılırken görüşürüz dedi. Umut var gibi.

yazi biterken çalan şarki kasimda aşik güzeldir

5 Kas 2010

Kimi zaman hayati beklersin sana bir şans versin diye
Kimi zamanda radyo da sevdiğin şarki çalsın diye
Kimi beklersin iki satir yazsın diye
Kalp özler, kalp bekler, kırılır sen hiç düşünme

3 Kas 2010

Öyle Bir Gel ki Bana


Öyle bir gel ki bana;
Gitmek olmasın aklında.
Bir bebeğin gelişi gibi dünyaya
Unut, bıraktığın ne varsa.

Hiçbir şarkı anlatmasın gelişini
Ve hiçbir filmde görülmesin
Öyle bir gel ki bana;
Anlayayım, yalnız benimsin.

Kimse bilmesin bana geldiğini
Dönüş yolunu kimse göstermesin
Öyle bir gel ki bana; dönmek
Aklının ucundan geçmesin.

Tüm sevda yeminleri, sönük kalsın yanında
Böyle bir sevda görülmesin.
Ben yalnızlık uçurumu 'nun en kenarında
Öyle bir gel ki bana; düşmek
Aklımın ucundan geçmesin

Orhan Veli

yorumsuz