1 Ara 2011



Terzi değilim ki; senin giderken delik deşik ettiğin yüreğimi dikiyim.

Doktor değilim ki; elektro şokla tekrar hayatta dön dürüyüm aşkımızı.

Araba boyacısı değilim ki; yüreğimdeki çizikleri boyasın, ilk günkü gibi yapsın.

Kasap değilim ki; seni dilim dilim parçalayıp, kıyma makinesinde çekiyim

Aşçı değilim ki; yemeklerimin baharatı yapıyım seni.

Diyetisyen değilim ki; seni az ve sık aralıklarla yiyip tuvalette çıkarıyım, sifona basabilmek bi bilsen nasıl isterdim.

Bakkal değilim ki; seni veresiye vereyim, versem de alan olur mu?

Fırıncı değilim ki; seni kraker yapıp, yiyim, çabuk yiyim ki hemen bit.

Kuru temizlemeci değilim ki; yüreğimi yıkamadan, silerek tertemiz yapıyım.

Temizlik görevlisi değilim ki; toz beziyle mutluluk anılarımızı hazır ellim değmişken seni de siliyim.

Polis değilim ki; ‘‘seni seviyorum’’ diye tutukluyum.

Hâkim değilim ki; ‘‘cezan ömür boyu kalbimdeki zindan’’ diyebileyim.

Manav değilim ki; seninle geçen zamanları 1 liraya satıyım.

Sekreter değilim ki; her telefonu sen diye açıyım.

Muhasebeci değilim ki; arkandan döktüğüm gözyaşlarımın hesabini tutuyum.

Sarraf değilim ki; seni kitaplar arasına saklayıp, sakladığım yeri unutmak isterdim.

Ressam değilim ki; rengârenk boyalara karışıp yeniden çizeyim.

Heyeltraş değilim ki; kumdan çanak çömlek yapar gibi hayalimdeki seni yaratıyım.

Tarih öğretmeni değilim ki; seni geçmiş zaman ekiyle anlatıyım.

Şarkıcı değilim ki; canım yansa da kıçımı başımı sallayıp ‘‘hadi eller havaya’’.

Manken değilim ki; ellimi sallasam ellisi. Ha ha ha

Yalancı değilim ki; ‘‘seni unuttum’’ diye kandırayım kendimi.

Tanrı değilim ki; seni beni sevmen için yeniden yeniden kıvama gelene kadar hamuru iyice yoğurup‘‘işte bu oldu’’ diyene kadar yaratıyım.

Bazen tek bi kelime bütün hissettiklerini anlatır; özledim.
Peki ya, sen?