3 Eyl 2013

aslında ben de bilmiyorum

Yaş 24. Bu yaştan sonra meslek değiştirmek hakikatten zormuş. Tırt bir ön lisans mezunuyum. Kpss de iki yil da 1 kişi alıyorlar. Vay halime. Dedim ki kendimi liseden sevmediğim mesleği okudum, ön lisansta belki işe yarar diye okudum. Bitti de yaramadı. 3. Ve tahminen sonuncu meslek seçimim, karar vermek feci zor. Hep söylerim iki şeyin hayati önemi var; biri meslek seçimi ikincisi, eş seçimi. Biriyle ömür boyu yaşayacaksın, diğerini de emekli olana kadar sabah akşam çalışacaksın.

Ailem bu sefer karışmıyor da aman çok iyi ediyorlar. Baştan eleşmeselerde sağlık meslek mükemmel seçimdi. Sayısalcı olarak sözele geçmekle sevgiliden ayrılmak ayni şey. Affalliyorsun, ne işim var burada diyorsun, resmen salak oluyorsun. Ama alışıyorsun.

Yeteneklerimi düşünüyorum; resme aşıktım aslında kopyacının tekiydim; gördüğünüm aynisini çizerdim. Yıllar olmuş resim çizmeyeli. Kıyafetlere kendi tarzımı yansıtabiliyorum, söküp ellerimle tekrar istediğim gibi dikebiliyorum. Yazmayı seviyorum kesinlikle yeteneğim yok farkındayım. İşe yarar bişey yok, iyi dedim lisans tamamlıyım bari.

Açiköğretimde dikey geçiş diye bişey var. Diplomanla git seni 3. Sınıfa alıyorlar harç 205 lira, bölümler tırt. İktisat, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, kamu yönetimi, maliye, uluslararası ilişkiler, işletme, konaklama iişletmeciliği ve sosyoloji. Bakıyorum iş alanları çok nedense herkes işsiz.
Açiköğretimde bi de 2. Üniversite var. Ön lisans bölümleri; adalet, bankacılık ve sigortacılık, büro yönetimi ve yönetici asistanlığı, çağrı merkezi hizmetleri, diş ticaret, elektrik enerjisi üretim iletim ve dağıtımı, emlak ve emlak yönetimi, ev idaresi, fotoğrafçılık ve kameramanlık, halkla ilişkiler ve tanıtım, ilahiyat, insan kaynakları yönetimi, işletme yönetimi, kültürel miras ve turizm, laborant ve veteriner sağlık, lojistik, marka iletişimi, medya ve iletişim, menkul kıymetler ve sermaye piyasası, muhasebe ve vergi uygulamalara, özel güvenlik ve koruma, perakende satış ve mağaza yönetimi, radyo ve televizyon programcılığı, sağlık kurumları işletmeciliği, sosyal bilimler, sosyal hizmetler, spor yönetimi, tarım, laborant ve veteriner sağlık, turizm ve otel işletmeciliği, turizm ve seyahat hizmetleri ve ve ve son yerel yönetimler.

Lisans bölümleri; felsefe, sosyoloji, tarih, türk dili ve edebiyatı, işletme, konaklama işletmeciliği, iktisat, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, kamu yönetimi, maliye ve uluslararası ilişkiler.

Türk dili ve edebiyatı bölümüne hayranim okuyum dedim tekrar öss’ye (gerçi adi 10 kere değişti, neydi hatırlamıyorum) okuyum, dedim demez olaydım. Google da yarim saat yetti vazgeçmeye. Tamam 4 yil bitti. Öğretmen olmak için formasyon lazim. Tezsiz yüksek lisans adi altında dolandırıcılık efendim 2.050 TL ile 10.000 TL arasıymış. Alese girilecekmiş falan filan. Dershanelerde öğretmenlik olayını az çok sömürülmek olduğunu herkes biliyor. Üniversitede öğretim görevlisi, öğretim elemanı olmak, polis olmak (Bugünkü hükûmet bol bol polis alıyor)

Açiköğretim sosyoloji bölümünde formasyon yokmuş. Neden; mantık dersi yok. Şaka yok. Bölüm var, dersler boş demek. Gerçi mantıkları   işe yaramayan diplomaları verip para kazanmak. Salak kafam nasıl da unuttu.

Peki, ben ne yapacağım? sorunun cevabi basit. Aklıma uyan meslekleri küçük kağıtlara yazıp katlayacağım. Gözümü kapatıp iyice karıştıracağım. O küçük kağıtta yazan harfler yeni mesleğim olacak.
Ne dersin belki de çok düşünmemek lazim.


19 Mar 2013

33 ADIMDA HAYATINIZI RENKLENDİRİN


Birden her şey çok kötü gitmeye başlar ve artık hayatınızı güzelleştirmek için çözüm bulmakta zorlandığınızı hissedersiniz. Ama endişelenmeyin. İngiliz Observer gazetesinin uzmanlara hazırlattığı reçete, sevgilinizle ilişkinizden iş hayatınıza kadar pek çok konuda renkli ve uygulanabilir çözümler sunuyor.

İlişkiler
1. Düzenli ve tutkulu bir ilişki yürütmenin en iyi yolu dönem dönem hiçbir şey yapmamaktır. Kimse birbirine acı vermeden, biraz ilişkiden uzaklaşın.

2. Uzmanların "paradoksal problem çözümü" adını verdiği yöntemi uygulayın. Örneğin, cinsel sorunlarınızı gidip bir danışmanla görüşmek yerine önce yatağınızın yerini değiştirin.

3. Evli çiftler konusunda uzman John Gottman'a kulak verin. Araştırmasına katılan çiftlerden hangilerinin üç yıl içinde boşanacağını yüzde 94'lük doğruluk payıyla bilen Gottman'a göre, kadınlar kocalarının söylediği sözlere 15 dakikalık periyotlar içinde dört ya da beş kez sinirleniyorsa, bu çiftin en geç dört yıl içinde boşanacağı anlamına geliyor.

4. Yine Gottman'a göre, eğer sevgilinizle tartışarak geçirdiğiniz vakit, onunla sorunsuz, mutlu geçirdiğiniz vaktin sadece yedide biri kadar ise, ilişkiniz iyi gidiyor demektir. Eğer sorunlarınızın yüzde altmışı "çözülemez" türdense meraklanmayın, normalsiniz.

Kültür

5. Televizyonunuzu atın!  Saçma gelebilir ama eğer ömrünüzün bir yılını televizyondan uzak geçirirseniz, kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Böylece sinemaya, tiyatroya gitmek için de bol vakit bulabilirsiniz.

6. Hayatta olup bitenleri takip etmek için dünyanın dört bir yanında çıkan gazeteleri, dergileri İnternetten okuyun.

7. En az beş tane caz albümü alın. İste size küçük öneriler: Miler Davis'in "Kine of Blum," John Coltrane'in "A Lome Suareme" ya da Duke Ellington'in bir albümü.

8. Bestseller'lardan nefret etseniz de, en kısa zamanda Tolkien ile tanışın. "Yüzüklerin Efendisi" filmi geldiğinde, en azından bu konuda söyleyecek sözünüz olur.

İş

9. Kariyer seçiminizi yaparken "kapasite"niz kadar sizin için  "uygun"  olup olmadığını göz önünde bulundurun. En önemli on kişisel özelliğinizin listesini yapın ve sizin için neyin önemli olduğuna karar verin.

10. Zeki bir çalışkan olun. Önemli olan nasıl "çok çalıştığınız" değil,  nasıl "çalıştığınız"dır. Temel ipucu:  Her ne kadar güç patronunuzda olsa da, ofisteki diğer çalışanları da etkilemeye çalısın.

11. Değişikliklerden korkmayın. İş yaşamındaki değişiklikler bir dönem her şeyin yerli yerine oturması için kendinize vakit tanımanız anlamına gelir.

12. "Esnek" olun. Günümüz iş dünyası çok yönlü hizmet verebilen, birçok konuda uzmanlaşmış elemana ihtiyaç duyuyor.

Oyun

13. Arada bir de olsa spontane davranın.  Eğer bir ünlüye çok uzun zamandır hayransanız,  hemen ona bir e-mail gönderin. Hoşlandığınız kişiyi ilk gördüğünüz anda ona duygularınızdan bahsedin. İçinizden
mırıldandığınız şarkıyı yüksek sesle söylemeye başlayın.

14. Güzel bir şey yapın. Zahmetli ama lezzetli bir yemek, sevdiğiniz biri için bir kartpostal, kişisel İnternet sitesi... Bunlar kendinizi iyi hissettirecektir.

15. Tutkularınızı paylaşabileceğiniz insanlar bulun. Beraber saatlerce bilgisayar oyunu oynayacağınız, spor yapacağınız, satranç oynayacağınız birileri hayatınızı renklendirecektir.

Sağlık

16. Gülün. Gülmek sadece stresinizi yenmenizi sağlamakla kalmaz, kalbinizi de korur. Amerikalı bilim adamları çok gülen insanların kalp hastalıklarına karşı daha dayanıklı olduğunu söylüyor.

17. Sigarayı bırakın. Herhangi bir sağlık sorunundan muzdaripseniz, öncelikle yapmanız gereken yine sigarayı bırakmaktır. Kararlı olun.

18. Yanınızda her zaman aspirin bulundurun. Sadece baş ağrısını geçirmez, zamanı gelince hayatınızı da kurtarır. İngiliz Kalp Vakfı’nın Araştırmasına göre, kalp krizi geçiren birine verilen aspirin ölüm riskini büyük ölçüde azaltıyor.

19 Korunun. Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar gün geçtikçe artıyor.

Mutluluk

20. Yeni yılda olumlu düşünme gücünüzü devreye sokun. Her gün, sizi neyin rahatsız ettiğini düşünün ve o konuda çözüm üretmeye çalısın.

21. Üstünüzdeki giysiye şöyle bir bakın: Çevrenize nasıl bir mesaj veriyorsunuz? Giysilerinizde ne kadar açık renkler tercih ederseniz başkalarının enerjisini de o kadar itersiniz. Bu yüzden doktorlar beyaz giyer. Koyu renkleri tercih ederseniz, daha fazla enerji çekersiniz üstünüze ve otoriter bir havanız olur; bu yüzden polis üniformaları koyu renktir. Toplum içindeki konumunuza uygun renkte elbiseler giyin; aralara ruhunuzu ortaya çıkaracak renkler katmaktan çekinmeyin.

22. Kalp egzersizi yapın: İnsanları sevin!

23. Bütün konsantrasyonunuzu beyninizin merkezine, yani gözlerinizin tam ortasına yoğunlaştırın: Ruhun gerçek yuvasına. Bu egzersiz yoga felsefesine göre ruhsal ölümsüzlük anlamına gelen, "üçüncü öz"ünümü açacak.

Beslenme

24. Kalori hesaplarını bir kenara bırakın. Eğer kilonuzun fazla olduğuna inanıyorsanız, aşırıya kaçtığınız noktalarda kendinizi tutmaya çalısın.

25. Bir meyve sıkma makinesi alın ve uzmanlara kulak vererek haftada üç kez "kullanın!"

26. Saat başı bir bardak su için. Bu sık sık tuvalete gitme ihtiyacına yol açacak olsa da, yarım litre su enerjinize yüzde 20 enerji katar.

27. Bu seneyi "iyi uyuma yılı" seçin: Gün ortasından sonra kafeinli içeceklerden uzak durun, alkol almayın, bedeniniz iflas etmeden yatağa girin.

Zayıflama

28. Spor yaparken bulunduğunuz ortamın aromalı olmasına özen gösterin. Şaka değil; New York'ta yapılan bir araştırmaya göre, spor yaptığınız ortam nane kokuyorsa enerjiniz artıyor ve daha az zorlanıyorsunuz.

29 "48 saat kuralı"nı aklınızdan çıkarmayın. Her gün spor yapmak çok da doğru değil bazı uzmanlara göre. Ama eğer her spor seansı arasında 48 saatten fazla vakit bırakırsanız da zorlanma ihtimaliniz var.

30. Egzersiz yapmak istiyorsanız, açık havayı tercih edin diyor uzmanlar. Amerikan Egzersiz Merkezi (ACE) bu yılın en büyük spor trendinin açık havada verilecek egzersiz dersleri olacağını açıkladı.

Para

31. Ailenizi "finans gurksu" olarak görmeyin. Son araştırmalar, insanların yüzde 40'ının parayla ilgili sorunu olduğunda ailelerine danıştığını ortaya çıkardı. Ama uzmanlar bu yaklaşımın yanlış olduğu görüsünde; tabii eğer 20 yıl öncesinin önerilerini dinleme arzusunda değilseniz.

32. Eğer para konusunda eşinizle ortak hareket ediyorsanız, görüşmelere mutlaka birlikte gidin. Çünkü kadınlar can alıcı sorular sorma konusunda erkeklerden daha yetenekli.

33. İyi para kazanmak istiyorsanız, kariyerinizi seçerken özen gösterin. Warwick Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre hukuk ve politika eğitimi görenler ziraat fakültelerinden mezun olanlardan yüzde 50 daha az kazanıyor.

12 Mar 2013

özlendin, hissetmedin mi?

Sabah uyanınca kuru dudaklarımdan ilk senin ismin dökülüyor. Kahverengi gözlerim delirir; seni bulamazsa. Seni gördüğüm an, sana dokunduğum da ruhum bedenimi terk ediyor. Yine de kavuşamıyoruz.

Hem seninleyim hem de sensiz. Beynimin her köşesinde senin isimin, seni hatırlatan her şeyle donattım. Bitmek bilmeyen özlemim saatler geçince aç kurtlar gibi köylere saldırıp insanlarının canini yakmak istiyorum. Tek arzum seni bulmak, insanlar umrum da değil. Aslında kötü biri değilim sadece; çok istiyorum.

Küçücük yüreğime sığdıramıyorum yanımdayken sensizliği. Düşün bi de uzakta olduğunu.

Ankaranın kasıp kavuran sıcağında sıcaktan bunalmış kumral tenimde birleşip benimle akmalısın, sonunu bilmediğimiz yollarda kaybolmalı. Yaz yağmuru olup tenimde birleşip benimle akmalısın, sonunu bilmediğimiz yollarda kaybolmalı. kavuşmayaliz artık.

9 Mar 2013

bir dünya emekçi kadınlar günü daha bitmiş oldu

Evet, bir dünya emekçi kadınlar günü daha bitmiş oldu. Neler oldu bi bakalım;
•    8 ünlü kadın yüzünü boya boyayıp dayak yiyen kadınları temsil etti.

•    8 ünlü erkek kadın kılığına girdi.

•    Ünlü markalar gün için indirim yaptılar.

•    Google günü unutmayıp logo hazırlayıp  27 kadın yüzü sığdırılmış.




•    Gazeteciler günü anlatan yazılar yazdı, Yılmaz Özdil’in ellerine sağlık.
•    Zorluk içinde yaşayıp hayallerini gerçekleştiren 5 kadını tanıdık.


•    Eşini tarafından dayak yiyen, tecavüze uğrayan, öldüren kadınları bugün değil her gün okuyoruz gazetede.
•    Bazı  firmalar için reklam konusu oldu.

•    Bazı kadınlar için sevgiler günü gibi bir şey oldu. Çiçekler alindi, öpüşüp kutlandı.
•    Tarkan şaşırtı. http://www.aksam.com.tr/magazin/tarkandan-dunya-kadinlar-gunu-mesaji/haber-175306


Peki, bu gün ne değişti; hiçbir şey sadece konuştuk, yazdık. Ne dayak yiyen kadınlara çare olduk, ne de onları koruyabildik.

Kadını döven erkeğin elleri kesilse, kadına tecavüzü eden erkeğin çükünü kessek soru çözülecek. İbret olsun diye meydanda sallandıracaksın bunları. Tamam sakinim.


http://www.karikatur.in/2013/03/dunyay-kadnlar-yonetse.html ALLAH KORUSUN

2 Mar 2013

yalnız doğdunuz ve yalnız öleceksiniz

Bu dünya, üzerinize yalnızca bir kurallar demeti serper.
Yalnız doğdunuz ve yalnız öleceksiniz.
Aşk dediğiniz şey, benim gibi adamların çorap satabilmek için icat ettiği bir şey.
Yarın yokmuş gibi yaşıyorum, çünkü yok!
Politika, din ve seks... neden konuşalım ki? Ben sadece yaşıyorum.
Yarın ne isteyeceginize bugün ben karar veriyorum bi reklamcı olarak
Çünkü insanlar ne yapacaklarının söylenmesine, öyle ihtiyaç duyuyorlar ki, herkesi dinliyorlar.
Her zaman dediğim gibi mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur.




9 Şub 2013

kadınları kullanma klavuzı


Hatırlarsanız geçen sene kadınlar için erkek tavlama tekniklerini yazmıştım. http://nooparking.blogspot.com/2012/01/sevgililer-gunune-yalnz-girmeyin.html
Erkek için olanı bi türlü yazmadım. Bu senede beklemeyin. Çünkü daha iyisi yazıyorum şuan da. İlişki de ariza çıkaran kadın nasıl idare edilir. Bi türlü ilişki nasıl kurtarılır. Kulaklar büyük aç.

Sevgiliniz ‘canım çok sıkıldı, kendimi yalnız hissediyorum’ dediğinde tek yapmanız gereken sarılmanız. Kelimelerdense vücut dili daha etkilidir.

Sevgiliniz ‘ilişkimiz çok monotonlaşti’ dediğinde ne yapmak istediğini sorun ama bu şekilde ‘ilişkimizi monotonlaşmaktan kurtarmak için ne yapmamı istersin’ dediğinde liste başlar.

Sevgiliniz ‘benimle hiç ilgilenmiyorsun’ dediğinde  ellerinizle sevgilinizin yüzünü kavrayıp ‘özür dilerim işlerim bu ara yoğun’ diyip öpün eğer işe yaramazsa paraya kıyıp çiçek gönderin üstüne.

Sevgiliniz hasta mi? oldu; günde 2 kere ara 'aşkim nasıl oldun' de al sana ilgi. Hastayken ilgilenmedin diyemez.

Sevgiliniz anneme özledim diye ağlamaya başladı; al ona seksi iç çamaşırı önce kendisi mutlu olur sonra sizi mutlu eder.

Sevgiliniz sürekli tartışmamı yaratıyor, koş bakkala çikolatasını, şekerini eksik etme. Senden alamadığı mutluğu ondan alacaktır.

Sevgiliniz hiç sorun çıkarmasa bile kafasını göğsüne dayayıp ellerini tutup yavaşça öp 'seniseviyorum' de. (seniseviyorum mu hep birleşik yazarım araya Ayçalar Seraplar girmesin diye)

Sevgilinizin doğum günü, ilk tanışma, sevgililer günü unutunuz mu? Ben bile kurtaramam. Kafası fazla çalışan sevgilim vardı, cebinde hep hediye kutusu vardı. ‘Bebeğim bu günü unuttun mu? yoksa’ dediğimde cebimden hediye çıkaran adamdı.

Sevgiliniz kız arkadaşlarınızı kıskanmaya mi başladı; o zaman bi karar vereceksin kiz arkadaşın mi? sevgilin mi? Hep bi şüphe hep bi acaba olacaktır.

Sevgiliniz ne sevimli bebek, arkadaşlarımı evleniyor gibi kelimeler duydun mu, topuk topuk.

Sevgiliniz sigara içiyor, kokusundan rahatsızsınız ama bıraktıramıyorsunuz öyle mi; öpüştüğünüzde kokuyorsun tatlım öpüşmeyelim de her defasında, 4-5 geçti hala içiyorsa siz on bırakın.

Sevgiliniz sizi hiç arayıp sormuyor mu?; kelin ilacı olsa başına sürer dimi.

Sevgiliniz durduk yere sizi terk etti; en azından arayıp derdini öğrenmelisiniz, bu yüzden kaç harika ilişki bitiyor. Kadın peşinde koşarsanız düşüp bacağınız kırılmaz.

Aslında kadınları idare etmek bu kadar basit. Düşünmek için çok vaktim olmadı listemdekileri yapsanız bile harika sevgili olursunuz. Bizi memnun etmek zor değil. Emim olun sorun çıkarmayan kadın yok. Naz yapmayan derseniz rus kadınlarını öğrenirim.

4 Şub 2013

‘Bu gün kendimi prenses ilan ediyorum’ dedim. Annem tacımı aldı, toz bezini verdi. Meğerse ben külkedisiymiş.

Modern külkedisi

Sonbaharın henüz kendini göstermediği eylül ayının pazartesi günü doğmuşum, bana anlatılan bu. Pazartesi günü de okullar başlayacakmış. Annemin sancılar çok olduğu için abimle, ablamı leğende babam yıkamış. Bütün eğlenceyi kaçırmışım. =) Pazar gecesi aylarca yaşadığım evden çıkmaya çabalayınca hastaneye götürmüşler. 01.30 02.30 saatleri arası gözümü Ankara büyük doğumda açmışım. Aslında çıkmayacaktım, doktor kafamdan tutunca mecburen çıkıvermişim. Doktor erkek diyince beni erkek bekliyorlarmış. Kız olduğum anlaşılınca düşünüyorum hastanede mi karıştım. Doksan dokuz kızla aynı gün doğmuşum, ihtimal yüksek Allahtan anneme benziyorum diye beni sokağa atmamışlar. Doğum da annemi çok zorlamışım, 3.800 gram yiyip içmiş yan gelip yatmışım.

Adımı Esra koymuşlar. O sıralar mahallede herkesin ismi Esraymış anlayacağın modaya kurban gittik. Yanakları tombul, siyah kısacık saçlarım varmış. Akıllı, uslu, ağlamayan, hiç sorun çıkarmayan mal gibiymişim. Nerede zamane çocuklarıyla alakam yokmuş. Bir gün patates, soğan satan arabasının arkasından ağladığımı hiç hatırlamıyorum. Feci ağlamışım ‘annnne patates soğancı gidiyor’ diye. Acaba diyorum patates, soğan satan adam sarışın miydi?

Annem beni uyutmuş, dışarı da lak lakta hiç değişmemiş bu kadın. Uyanmışım, bakmışım annem yok. Bir elimde battaniyem bir elimde annemin ördüğü dantel ağlaya ağlaya annemi aramışım. O zaman bile boş duranı sevmezmişim

İlk kelimelerim anne, baba demek yerine cırtlak sesimle bağırarak fa-tih demişim. Abimin yaramazlıkları yüzünde anormal oldum. Tek suçlu o.

Anneannemi hiç tanımadım, tanısam da sevmezmişim, hissediyorum. Köye gitmiştik. Çadırı, kadının çıplak bedenin suyla yıkadıkları hatırlıyorum. Kova, beyaz sabun. O zaman ne yaptıklarını anlamadım. Herkes ağlıyordu, neden ağladıklarını şimdi biliyorum.

İlkokul hayatim rezaletti. Tembel, geveze, göz yukarı da ve şımarıktım. Gerçi büyüyünce suskunlaşmışım, bana çok sus demeleriyle ilgili olabilir. Annemin ömrü ilkokul bitene kadar bitlerimi ayıklamakla geçti. Küçükken de yanlış arkadaşlık tercihlerimi olmuş.

Çocukluk aşkım Mesuttu unutmamak lazım. Esmer, tombul yanaklı, siyah gözlüydü. Bana aşkını itiraf etiğinde ne hissettiğimi ne dediğimi hatırlamıyorum. Sadece bana söylediği kelimeleri hatırlıyorum. Arada rüyalarıma geliyor. Mesut sesimi duyuyorsan neyse yaa çok zaman geçmiş.

Lise de annemin, ablamın zoruyla öğretmenlik yoluna savurdum. Bense hep sağlıklı ilgili bir şey okumak istedim. hala tam olarak ne istediğimi bilmiyorum ama insanlara yardim etmek istemişimdir. Hala kanayan bi yaram. İki seçeneğim var ken birincisi olmadı. Sağlık meslek hep hayalde kaldi. Üniversite de öğretmenlik yazmadım. Hayatim boyunca çocuklarla uğraşmayacaktım. İnsanin sevmediği işi yapması kadar kötü bir şey yok. Kat sayı yüzünden sağlıkla ilgili bütün bölümlere bakamadım bile. Ön lisans bir bölüm yazdım, bu bölümü de istemediğim için dördüncü yıllımdayım. Sevgi olunca her şey kolay oluyor. Arada öğretmen arada işsiz arada öğrenciyim. Mezun oldum, yine işsizim pek bi şansız olduğum söylenir.

Boş zamanımda da aşık oldum. Onun yerine yemek yeseydim. Göbek yapardım. İnsan 44 kilo olur mu? Bildiğin sıfır bedenim. Gel zaman git zaman bir sene dayanabildik birbirimize. Yarısında herif askerdeydi yoksa bu kadar uzun ilişki zor. Severek terk ettim herifi o da ses etmedi. Bazen çok sevmekte insani yaralarmış. Beş yıldır ayrıyız ama lakin yılda iki üç kez ‘tülaaaaayyy seviyorum, geri dön’ olayına geçiyoruz. Bende yavaş yavaş yumuşuyormuş gibi yapıyorum, tam evet diyeceğimi sanırken hayır diyip kestirip atıyorum. Sonra eski hayatlarımıza devam ediyoruz. Herifler oynamayı seviyorum. Tam bi sürtüğüm.

17 yaşında liseden mezun olduğumda küçüksün dediler almadılar işe, 18 olduk deneyim yok dediler anladım yazdım 1 yıl şu kreşte çalıştım diye yalan ne çalışması işi öyle buldum 2,5 sene çalışmışlığım var, çocuklara bakmak çok zor. Sonra üniversite mezun istediler ön lisans bitireyim dedim diploma var yine de iş bulamıyorum. Şimdi bana yalan kötü şey demeyin, saçmalayan.

I tuşum kırık i kullanıyorum, yabancılara özendiğimden değil. kendimi kendimce anlatım, yazdığımdan fazla olduğumu anlamak için tanışmalısın benimle.

‘Bu gün kendimi prenses ilan ediyorum’ dedim. Annem tacımı aldı, toz bezini verdi. Meğerse ben külkedisiymiş.

3 Şub 2013

Birinden sevgi dilenmek yerine kendinizi sevin. Saçınızı okşaya bilirsiniz, avucunuzun içini öpüp yanağınıza koyarsanız kendinizi bile öpmüş olursunuz. Benim favorim sol omuzum. Ellerinizi sımsıkı tutup hiç bırakmazsınız, uyumadan önce belinizi okşayıp teninizi ısıtabilirsiniz. Kendini beğenmiş biri değilim sadece çok yalnızım.

25 Oca 2013

Bok gibi hissediyorum. Bildiğin bok; biri yemiş yemiş doğanın dengesi gereği yediğin ne kadar güzel olsa da çıkmak zorunda. Kelimeleri yan yana getirip cümle bile kuramazken debelenip duruyorum. Hayatımın senin hayatından ne farkım var ki sevmediğim mesleğim, yok olmuş aşk hayatim, mutsuz ben. Neden mutsuzum? Nasıl mutsuz olunur bilmiyorum? Farkındayım çokta iyi beceriyorum.

Arkadaşım beni bi çük uğruna terk etti. Feci yalnızım. Hayattaki en kötü şey seni anlayan insanin, seni anlamaktan vazgeçmesiymiş.

Küçükken geleceğimi böyle hayal etmemiştim. Çok mutlu olacaktım. Hayallerimin mi beni terk etti yoksa umutsuzluğa mi düştüm? Bilemedim. Şimdi kurduğum hayallere şaşırıyorum. Büyüdükçe kendime yabancılaşmışım. Tek beden de iki farklı kişilik var. Biri yoğun bakımda, diğeri sürünüyor.

En sevdiğim bi bakımından da en nefret ettiğim şey asla vazgeçmemem. Çok istediğim bir şey var eylülde on yıl olacak ve hala vazgeçmedim. İstiyorum ne kadar takıntılı görünsem de insanin ne istediğini bilmesinden de önemlisi ona sahip çıkmak. İster bi on yıl daha geçsin beklemekten hiç usanmam. Belki de istediğimi hiç bi zaman yapamayacağım, olmuyor bazı şeyler ne kadar zorlasam da olmayacaktır ama ben beklerim.

Hobilerim de değişmez mi? Sürekli bilgisayar bozan küçük kızım. Word'u bile yüklemeye üşendim ne de olsa bi daha bozulacak her şey gidecek.

Hep kısacık saçlarım olmuştur. Minik yüzüme yapışan saçlar, aynaya baktığımda omuzlarıma dökülmekle kalmayıp nasıl uzadıklarını gördüm. Kısa saçlarımda mı terk etti beni. 

Şiir bile beni bıraktı, yazamaz oldum. Bitmeyen cümleler.

Yirmi üç yaşında hayatin anlamını feci kaybetmiş durumdayım. Aynaya baktığımda on yedi yaşım. Anladım ki kimlik yaşım yirmi üç, kemik yaşım on yedi, ruh yaşım bu aralar otuzu geçti.

sonbahar rüzgarları

Konuşmayı özlediğim kişiler var.
Sevmeye doyamadığım insanlar da var.
Hayatlarından çekip gitmek istediğim ama gidemediğim insanlar da var.
Hayatlarına girmek isteyip giremediğim insanlar da var.
Beni sevmesini istediğim insanlar da.


24 Oca 2013

Her insan mutlu olamaz.
Çünkü gereğinden fazla özler dünü,
Hak ettiğinden fazla düşünür yarını,
Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü

Her insan mutlu olamaz...
Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları,
Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri,
Ve asla göremez yanı başındakileri.

Tolstoy
Baba büyüksün.
İnsan facebooktan arkadaşını neden siler; konuşmadıkları, küstükleri, sapık oldukları yada çok küfür ettikleri için olmalı. Bense mutlu olduğu için silerim ama çok mutluydu, dayanamadım.

14 Oca 2013

sivilce izlerine savaş


Sivilce izleri için maske yapmak için gerekli malzemeler:
1 yumurtanın akı,
1 çay kaşığı limon suyu   
1 çay kaşığı balı,
2 yemek kaşığı  maya


 Her uygulama temiz cilde yapılmalıdır. Tabağın içine su, birkaç damla limon suyu ekleyip pamuk yardımıyla yüzümüzü temizleyin.

Sivilce İzleri İçin Doğal Maske Yapılışı:
Bir yumurtanın akı, bir çay kaşığı limon suyu ve bir çay kaşığı balı, iki yemek kaşığı mayasıyla (mayayı kıvama göre en son koyup karıştırın) karıştırarak cildinize sürün. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

Karışımı azıcık kati olmalı. yer örtü serip üstüne yattın (benim bu işler için çarşafım var) yüzümüze uygularken hiç konuşmayın yüzümüz donacaktır, karışımı yaptığınız tabağa da dikkat edin mayalanıyor. En hoşu yüzüm bu güne kadar hiç mayalanmamıştı. 15 dakika sonra yüzünüz kurup çatlamaya başlayacak. Çok yavaşta olsa işe yarar. Bu yaptığınız karışım yüzüme artar buzdolabında saklayabilirsiniz. Bozulmaz tariflerimin hepsi denenmiştir kendi hassas yağlı cildimde.

Suna Dumankaya’nin tarifi dir.