25 Oca 2013

Bok gibi hissediyorum. Bildiğin bok; biri yemiş yemiş doğanın dengesi gereği yediğin ne kadar güzel olsa da çıkmak zorunda. Kelimeleri yan yana getirip cümle bile kuramazken debelenip duruyorum. Hayatımın senin hayatından ne farkım var ki sevmediğim mesleğim, yok olmuş aşk hayatim, mutsuz ben. Neden mutsuzum? Nasıl mutsuz olunur bilmiyorum? Farkındayım çokta iyi beceriyorum.

Arkadaşım beni bi çük uğruna terk etti. Feci yalnızım. Hayattaki en kötü şey seni anlayan insanin, seni anlamaktan vazgeçmesiymiş.

Küçükken geleceğimi böyle hayal etmemiştim. Çok mutlu olacaktım. Hayallerimin mi beni terk etti yoksa umutsuzluğa mi düştüm? Bilemedim. Şimdi kurduğum hayallere şaşırıyorum. Büyüdükçe kendime yabancılaşmışım. Tek beden de iki farklı kişilik var. Biri yoğun bakımda, diğeri sürünüyor.

En sevdiğim bi bakımından da en nefret ettiğim şey asla vazgeçmemem. Çok istediğim bir şey var eylülde on yıl olacak ve hala vazgeçmedim. İstiyorum ne kadar takıntılı görünsem de insanin ne istediğini bilmesinden de önemlisi ona sahip çıkmak. İster bi on yıl daha geçsin beklemekten hiç usanmam. Belki de istediğimi hiç bi zaman yapamayacağım, olmuyor bazı şeyler ne kadar zorlasam da olmayacaktır ama ben beklerim.

Hobilerim de değişmez mi? Sürekli bilgisayar bozan küçük kızım. Word'u bile yüklemeye üşendim ne de olsa bi daha bozulacak her şey gidecek.

Hep kısacık saçlarım olmuştur. Minik yüzüme yapışan saçlar, aynaya baktığımda omuzlarıma dökülmekle kalmayıp nasıl uzadıklarını gördüm. Kısa saçlarımda mı terk etti beni. 

Şiir bile beni bıraktı, yazamaz oldum. Bitmeyen cümleler.

Yirmi üç yaşında hayatin anlamını feci kaybetmiş durumdayım. Aynaya baktığımda on yedi yaşım. Anladım ki kimlik yaşım yirmi üç, kemik yaşım on yedi, ruh yaşım bu aralar otuzu geçti.

sonbahar rüzgarları

Konuşmayı özlediğim kişiler var.
Sevmeye doyamadığım insanlar da var.
Hayatlarından çekip gitmek istediğim ama gidemediğim insanlar da var.
Hayatlarına girmek isteyip giremediğim insanlar da var.
Beni sevmesini istediğim insanlar da.


24 Oca 2013

Her insan mutlu olamaz.
Çünkü gereğinden fazla özler dünü,
Hak ettiğinden fazla düşünür yarını,
Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü

Her insan mutlu olamaz...
Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları,
Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri,
Ve asla göremez yanı başındakileri.

Tolstoy
Baba büyüksün.
İnsan facebooktan arkadaşını neden siler; konuşmadıkları, küstükleri, sapık oldukları yada çok küfür ettikleri için olmalı. Bense mutlu olduğu için silerim ama çok mutluydu, dayanamadım.

14 Oca 2013

sivilce izlerine savaş


Sivilce izleri için maske yapmak için gerekli malzemeler:
1 yumurtanın akı,
1 çay kaşığı limon suyu   
1 çay kaşığı balı,
2 yemek kaşığı  maya


 Her uygulama temiz cilde yapılmalıdır. Tabağın içine su, birkaç damla limon suyu ekleyip pamuk yardımıyla yüzümüzü temizleyin.

Sivilce İzleri İçin Doğal Maske Yapılışı:
Bir yumurtanın akı, bir çay kaşığı limon suyu ve bir çay kaşığı balı, iki yemek kaşığı mayasıyla (mayayı kıvama göre en son koyup karıştırın) karıştırarak cildinize sürün. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

Karışımı azıcık kati olmalı. yer örtü serip üstüne yattın (benim bu işler için çarşafım var) yüzümüze uygularken hiç konuşmayın yüzümüz donacaktır, karışımı yaptığınız tabağa da dikkat edin mayalanıyor. En hoşu yüzüm bu güne kadar hiç mayalanmamıştı. 15 dakika sonra yüzünüz kurup çatlamaya başlayacak. Çok yavaşta olsa işe yarar. Bu yaptığınız karışım yüzüme artar buzdolabında saklayabilirsiniz. Bozulmaz tariflerimin hepsi denenmiştir kendi hassas yağlı cildimde.

Suna Dumankaya’nin tarifi dir.

konuyu nasıl evliliğe geldi anlamadım


Evlilikten ne beklenirim. Sevdiğim biri sormuştu, o cevap verememiştim. Cevabımı bulmam zordu oldu hala da tatmin olmadım. Düşünmek için bir hafta verdim, yalnızken iyi düşünüyor insan kafası karışmıyor.
Her zaman korkmuşumdur. Sürekli kavga eden birbirini sevmeyen ailede büyümenin etkileri.
Hayatimi planlardan işim şöyle olsun o olmazsa her zaman yedek 5 planım vardır. Çok sansızdır da. İş konusunu bitirince yemek kursu, pilates, dans gerçi pek beceremiyorum yine de denemeliyim, meslek kursları her şey araya giriyor. Benim hiç evlilik planım yokmuş. Bazı şeyler hatırladım biten ilişkilerden beni hayallerine almışlar. Yırtmaçlı gelinlik beğenmiştim bunu giyebilirim dediğimi düşünce hatırladığım o da başkasının hayaliymiş.



Bir yıl dan fazla zaman abim ve babamla aynı evde yaşadım. Herkes çalışıyor. İşe en erken giden ve en geç gelen bendim. Yemek yapmayı bilmiyorum ama yemek yemek zorundayız. Başlardan çok zorlandım, cumarteside çalışmak zorunda kalınca yaşamak işkence oldu. Sonra her şey yoluna girdi. İşten gelince masaya babam hazırlamış oluyor. Yemekler bir gün önceden yapıyorum. Salatayı abim. Salı günleri işkenceydi. En erken saatte işe gidip çok geç geliyordum. Balık yapıyorlardı en azından Salı akşamlarını seviyordum. Herkes kendi odasını topluyordu. Temizlik yaparken babamla beraber yapıyorduk. Bulaşıkları genelde babam yıkardı. Zamanla yemek yapmayı da öğrendiler. Babam işten erken gelince telefonda çorba ve pilav tarifi vermiştim bende güzel yaptığım kesin. Alışveriş ortak ne lazımsa dışardan gelen alırdı. Her şeyi ortak yapıyorduk. Mecburiyet değildi bu, istemeler yapmazlardi. Erkeğe göre kadına yardim etmeyi erkekliğe hakaret olarak algılıyor kesin. Ben yemeği hazırlarken onlar televizyon başına da olsa her şey bana baksa işten fiziksel ve zihinsel anlamda en alt seviyedeyim çocuklarla uğraşmak zor evde kimse sana yardım etmesin. Cidden zor bişey. Parayı ben kazanıyor gerisini sen yap mantığı saçma. Kadin çalışmasa bile bunları yapmak zor değil. Annelerin erkek yetiştirme tarzları değişim her zaman mümkündür.

Evlilikte büssürü ‘s’ var ya ‘s’yi boş ver kadını anla hayatı paylaştığın gibi evdeki işleri paylaş. Başka ne bekliyorum; saygı. Biten ilişkileri sadece sinirliyken ağzımdan kaçanları dışında anlatmam hoşuma bitmez. O kız bu kız kıyaslama olayına girince deli oluyorum. Herkes farklıdır. Düşünce yapısı davranışı en iyisi biten aşkların sende kalsin. Benimle birlikteyse eski aşklarına şiirler, yazıları yazıp gözüme sokması saygısızlık olur. Geçmiş bitmemişse benimle olma, çıkarım hayatında aklında o var mi? Diye düşünmek kadini deli eder.

2013 gelini olamayacağım ama gelinliğimi seçtim. Bi yerden başlamak lazim. Belki mutlu oluruz.

12 Oca 2013

Fırında Tavuk Tarifi

Esra muftakta
Malzemeler
  • kemiksiz tavuk eti
  • 4 tane büyük patates
  • 2 tane domates
  • 1 tane soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • pul biber
  • sıvı yağ
  • kekik
  • tuz
Yapılışı
  •  Patatesler soyulur elma dilimi şeklinde doğranır.
  • Tepsiye konur.
  • Sonra tavuk kuşbaşı şeklinde doğranıp tepsiye koyulur.
  • Domatesleri ve soğanları halka şeklinde kesilip tepsiye dizilir.
  • Salçayı su ile sulandırıp sos haline gelince üzerine dökeriz.
  • Biraz yağ, biber, kekik ve tuz koyup karıştırırız.
  • 200c'de  fırına koyariz tepsimizi.
  • Yaklaşık 1 saat kadar pişiriz.
Patateslerin tepsiye yapışmaması isterseniz yağlı kağıt kullanabilirsiniz.
Malzemeleri baharat ekleyip buzdolabından dinlendirerekten yapılır. Ama her türlü süper yemek benim işim. Yemek blogumu olsam tarz arayışı işindeyim o kesin demek isterseniz afiyet olsun.
Bi de foto çekmek aklıma gelse şapsalım.

11 Oca 2013

Akne ve sivilce maskesi



Malzemeler:
1 portakal kabuğu
1 çay kaşığı kabartma tozu
Kıvamına göre limon suyu
Yapılışı:
Bir portakal kabuğu önce rendelenir. Sonra havanda ezerek krem haline getirilir. Üzerine bir çay kaşığı kabartma tozu eklenir. Sivilcelerin üzerine sürülür. En az 20 dakika bekletilir.

Kesinlikle yapmayın. Yüzüm çok kötü her yolu denedim bi bu kaldi diyorsan bi kere yaptıktan sonra asla dersiniz. Hatırlıyorum yazin yaptım, malzemelerimi yüzümü sürdüm yerde yattım. 2 dakika içinde bi yanma yüzümü birini aleve yerdi dehşetti o aci tarifsiz. 20 dakikayı geç 7 dakika anca durdu yüzümde. Yıkadım soğuk suyla geçmedi. Yüzüm elmacık kemiklerim kıpkırmızı buz torbası koydum ama sanki portakallar hala yüzümde acı hiç değişmedi. Yarım saat gibi kendime geldim. Malzemeleri azaltıp da denemeyin acı değişmiyor. Yüzünüze işkence yapmayın.

Meyve asiti içeriği ile özellikle yağlı ciltler için tercih edilmeli. Cildin yağ fazlasını alan  bu maskeyi haftada 1 kez uygulmak yeterlidir.
Suna Dumankaya'nin tarifidir.

siyah noktalardan kurtulun

Ankara da berbat hava evde bile eldivenle gezsem yeridir. Bugün eski ben olayım dedim. Bütün kızların yemek tarifleri defteri vardır; benimse cilt bakim defterim.
türk kahvesiyle yüz peelingi
1 tatlı kaşığı türk kahvesi
1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı (yazarken fark ettim ayçiçek yağı kullandım, tamam fakirim kabul ederim)
Mutlaka peçete bulunsun yanınızda
Bir kasede türk kahvesi ve zeytinyağını karıştırın. Bütün yüzünüzü dairesel hareketlerle yavaş yavaş ovun. Sürerken dikkat edin giysinize bulaşabilir hatta yüzünüzden kulağına doğru akabilirde. Dudaklar ve gözaltında peeling yapabilirsiniz bu maskeyle. 5 dakika bekletip ılık suyla yıkayın. Yıkaması zordur benim gibi niye çıkmıyor diye aynaya bakarsanız korku filmi kahramanı kendinizi görebilirsiniz. Bi de lavaboyu silmek zorunda kalacaksınız. Haftanın 2 günü yapılabilir, siyah noktaları yok eder cildi derinlemesine temizleyerek ışıltı ve parlaklık verir. Parlaklık dedikleri şey yağ yıkayınca yüzünü anlarsın. Kulaktan kahve çıkarmak zor oldu hala da kahve kokuyor yüzüm. Siyah noktam yoktu gelecek olanı da engellediyse süper yüzüm yumuşak oldu belki sizde yaparsınız.