4 Şub 2013

‘Bu gün kendimi prenses ilan ediyorum’ dedim. Annem tacımı aldı, toz bezini verdi. Meğerse ben külkedisiymiş.

Modern külkedisi

Sonbaharın henüz kendini göstermediği eylül ayının pazartesi günü doğmuşum, bana anlatılan bu. Pazartesi günü de okullar başlayacakmış. Annemin sancılar çok olduğu için abimle, ablamı leğende babam yıkamış. Bütün eğlenceyi kaçırmışım. =) Pazar gecesi aylarca yaşadığım evden çıkmaya çabalayınca hastaneye götürmüşler. 01.30 02.30 saatleri arası gözümü Ankara büyük doğumda açmışım. Aslında çıkmayacaktım, doktor kafamdan tutunca mecburen çıkıvermişim. Doktor erkek diyince beni erkek bekliyorlarmış. Kız olduğum anlaşılınca düşünüyorum hastanede mi karıştım. Doksan dokuz kızla aynı gün doğmuşum, ihtimal yüksek Allahtan anneme benziyorum diye beni sokağa atmamışlar. Doğum da annemi çok zorlamışım, 3.800 gram yiyip içmiş yan gelip yatmışım.

Adımı Esra koymuşlar. O sıralar mahallede herkesin ismi Esraymış anlayacağın modaya kurban gittik. Yanakları tombul, siyah kısacık saçlarım varmış. Akıllı, uslu, ağlamayan, hiç sorun çıkarmayan mal gibiymişim. Nerede zamane çocuklarıyla alakam yokmuş. Bir gün patates, soğan satan arabasının arkasından ağladığımı hiç hatırlamıyorum. Feci ağlamışım ‘annnne patates soğancı gidiyor’ diye. Acaba diyorum patates, soğan satan adam sarışın miydi?

Annem beni uyutmuş, dışarı da lak lakta hiç değişmemiş bu kadın. Uyanmışım, bakmışım annem yok. Bir elimde battaniyem bir elimde annemin ördüğü dantel ağlaya ağlaya annemi aramışım. O zaman bile boş duranı sevmezmişim

İlk kelimelerim anne, baba demek yerine cırtlak sesimle bağırarak fa-tih demişim. Abimin yaramazlıkları yüzünde anormal oldum. Tek suçlu o.

Anneannemi hiç tanımadım, tanısam da sevmezmişim, hissediyorum. Köye gitmiştik. Çadırı, kadının çıplak bedenin suyla yıkadıkları hatırlıyorum. Kova, beyaz sabun. O zaman ne yaptıklarını anlamadım. Herkes ağlıyordu, neden ağladıklarını şimdi biliyorum.

İlkokul hayatim rezaletti. Tembel, geveze, göz yukarı da ve şımarıktım. Gerçi büyüyünce suskunlaşmışım, bana çok sus demeleriyle ilgili olabilir. Annemin ömrü ilkokul bitene kadar bitlerimi ayıklamakla geçti. Küçükken de yanlış arkadaşlık tercihlerimi olmuş.

Çocukluk aşkım Mesuttu unutmamak lazım. Esmer, tombul yanaklı, siyah gözlüydü. Bana aşkını itiraf etiğinde ne hissettiğimi ne dediğimi hatırlamıyorum. Sadece bana söylediği kelimeleri hatırlıyorum. Arada rüyalarıma geliyor. Mesut sesimi duyuyorsan neyse yaa çok zaman geçmiş.

Lise de annemin, ablamın zoruyla öğretmenlik yoluna savurdum. Bense hep sağlıklı ilgili bir şey okumak istedim. hala tam olarak ne istediğimi bilmiyorum ama insanlara yardim etmek istemişimdir. Hala kanayan bi yaram. İki seçeneğim var ken birincisi olmadı. Sağlık meslek hep hayalde kaldi. Üniversite de öğretmenlik yazmadım. Hayatim boyunca çocuklarla uğraşmayacaktım. İnsanin sevmediği işi yapması kadar kötü bir şey yok. Kat sayı yüzünden sağlıkla ilgili bütün bölümlere bakamadım bile. Ön lisans bir bölüm yazdım, bu bölümü de istemediğim için dördüncü yıllımdayım. Sevgi olunca her şey kolay oluyor. Arada öğretmen arada işsiz arada öğrenciyim. Mezun oldum, yine işsizim pek bi şansız olduğum söylenir.

Boş zamanımda da aşık oldum. Onun yerine yemek yeseydim. Göbek yapardım. İnsan 44 kilo olur mu? Bildiğin sıfır bedenim. Gel zaman git zaman bir sene dayanabildik birbirimize. Yarısında herif askerdeydi yoksa bu kadar uzun ilişki zor. Severek terk ettim herifi o da ses etmedi. Bazen çok sevmekte insani yaralarmış. Beş yıldır ayrıyız ama lakin yılda iki üç kez ‘tülaaaaayyy seviyorum, geri dön’ olayına geçiyoruz. Bende yavaş yavaş yumuşuyormuş gibi yapıyorum, tam evet diyeceğimi sanırken hayır diyip kestirip atıyorum. Sonra eski hayatlarımıza devam ediyoruz. Herifler oynamayı seviyorum. Tam bi sürtüğüm.

17 yaşında liseden mezun olduğumda küçüksün dediler almadılar işe, 18 olduk deneyim yok dediler anladım yazdım 1 yıl şu kreşte çalıştım diye yalan ne çalışması işi öyle buldum 2,5 sene çalışmışlığım var, çocuklara bakmak çok zor. Sonra üniversite mezun istediler ön lisans bitireyim dedim diploma var yine de iş bulamıyorum. Şimdi bana yalan kötü şey demeyin, saçmalayan.

I tuşum kırık i kullanıyorum, yabancılara özendiğimden değil. kendimi kendimce anlatım, yazdığımdan fazla olduğumu anlamak için tanışmalısın benimle.

‘Bu gün kendimi prenses ilan ediyorum’ dedim. Annem tacımı aldı, toz bezini verdi. Meğerse ben külkedisiymiş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder